İlk barkod bir paket sakızda okundu: 1974'te Troy'da ne oldu?

· Tarih

İlk barkod bir paket sakızda okundu: 1974'te Troy'da ne oldu?

26 Haziran 1974 sabahı, Ohio'nun Troy kasabasındaki Marsh süpermarketinde saat 8.01'de 10'lu bir Wrigley's Juicy Fruit sakız paketi kasadaki tarayıcının önünden geçti. Kasa 67 sent gösterdi. Paketin normal fiyatı 69 sentti, yani mağaza iki sentlik indirim yapmıştı. Bu an, evrensel ürün kodu (UPC) taşıyan bir ürünün bir markette ilk kez okunması olarak kayda geçti. [2]

Bip sesi bugün o kadar olağan ki, arkasında çeyrek asırlık bir uğraş olduğunu kolayca unutuyoruz.

O sabahın hazırlığı

Sahne kendiliğinden kurulmadı. Bir önceki gece Marsh çalışanları mağazadaki ambalajlı her ürüne geçici UPC etiketleri yapıştırdı. Kasada yeni kurulmuş bir NCR sistemi vardı. Anlatıma göre Marsh'ın araştırma ve geliştirme müdürü Clyde Dawson sakızı bir sepetin içinden seçti, taramayı ise Sharon Buchannan adlı çalışan yaptı. Başka anlatımlar taramayı Dawson'a atfediyor, yani bu küçük ayrıntıda kaynaklar birbirini tutmuyor. [2]

Hikâyenin hoş bir uzantısı var: 1974'ten kalma bir 10'lu paket 2009'da Marsh'ın bir kasasında yeniden tarandı ve bu kez 69 sent gösterdi. [2]

Wrigley's Juicy Fruit sakız paketi

Juicy Fruit paketi. Görseldeki 5 çubuklu paket temsilîdir; 1974'te taranan paket 10'luydu. Diamondbybold · CC BY-SA 4.0

Fikir 1949'da kâğıttaydı

Norman Woodland ile Bernard Silver'ın 20 Ekim 1949'da başvurduğu ve 7 Ekim 1952'de verilen ABD 2.612.994 numaralı patentin adı Sınıflandırma Aygıtı ve Yöntemi. Metin market kasasından söz etmiyor. Paketlerin üzerine basılmış kodları okuyup onları otomatik ayıran bir sistemi anlatıyor. Verilen örnek, konserve kutularını fiyat kategorilerine göre ayırmak. [1]

Kod, belirli konumlarda çizgi bulunup bulunmamasıyla çalışıyor. Çizgi varsa bir, yoksa sıfır gibi düşünülebilir; konum sayısı arttıkça ayırt edilebilen sınıf sayısı da artıyor. İlk tasarım düz çizgilerden oluşuyordu ve paketin belirli bir yönde okutulmasını gerektiriyordu. Mucitler bunu eşmerkezli halkalardan oluşan dairesel bir hedefe çevirdi, böylece okuyucu paketin nasıl durduğuna bakmadan kodu çözebiliyordu. Okuyucu, bir konveyörün üzerinde ileri geri giden bir foto hücreydi. Çizgileri sayıcılar, gaz dolu anahtarlama tüpleri ve röleler çözüyordu. [1]

Bana kalırsa patentin ilginç yanı, sonradan market kasasının simgesi olacak buluşun bir fabrika bandı düşünülerek doğmuş olması. Bugünkü lazer tarayıcıyla pek benzemiyor ama mantık aynı: ışığı farklı yansıtan alanlar sayıya dönüşüyor.

Çizgilere ve rakamlara kim karar verdi?

Fikrin kasaya ulaşması için bir icat yetmedi, sektörün anlaşması gerekiyordu. Gıda perakendesinde envanter ve kasa işlemlerini hızlandırma arayışı yaklaşık 25 yıl sürmüştü. 1973'te gıda ticaret birlikleri Uniform Product Code Council'i kurdu ve sayısal biçimi McKinsey danışmanlarıyla belirledi. Birkaç firma sembol önerdi, konsey de George Laurer'in yönettiği IBM tasarımını seçti. Woodland da IBM'de planlamacı olarak Laurer'e yardım etmişti. [2][4]

Sembol alt komitesinin teknik danışmanı Murray Eden, IEEE'nin sözlü tarih görüşmesinde son toplantıyı anlatıyor. Kendisi Pitney-Bowes tasarımını önermiş, komite ise IBM'e oy vermiş. Eden kendi katkısı olarak çizgilerin altına rakamların da basılmasını önerdiğini söylüyor. Yazı tipi sorulunca OCRA yerine OCRB demiş, gerekçesi daha güzel görünmesiymiş. [3]

O rakamlar bir güvenlik önlemi olarak düşünülmüş: tarayıcı çizgileri okuyamazsa numara gözle okunup elle girilebiliyor. [4]

Rakamların arkasındaki küçük matematik

UPC-A on iki rakamdan oluşur: bir sistem rakamı, beş haneli üretici kodu, beş haneli ürün kodu ve bir kontrol rakamı. Kontrol rakamı şöyle bulunur: tek sıradaki rakamlar toplanıp 3 ile çarpılır, çift sıradakiler eklenir, toplamın 10'a bölümünden kalan 10'dan çıkarılır (kalan 0 ise sonuç 0). 03600029145 için tek sıradakilerin toplamı 14, çift sıradakilerin 16'dır. 14×3+16=58, kalan 8, kontrol rakamı 2. Hesabı ben de elle yaptım, tutuyor. [4]

Bu basit kontrol tek rakamlık hataların tamamını, iki komşu rakamın yer değiştirmesi hatalarının ise yaklaşık yüzde 89'unu yakalıyor. [4]

Küçük bir yorum: barkod ürünü tanıtan bir numaradır, fiyatı mağazanın sistemi numaraya bakıp bulur. Tartılı ürünlerde mağazanın kendi numaralandırması gibi istisnalar var ama genel mantık bu. Numaranın fiyat taşımaması, indirimin etikete dokunmadan kasadaki kayıtta yapılabilmesini sağlıyor. [4]

Türkiye'deki 868 ve 869 önekleri

Türkiye'den bir firmanın aldığı numaralar 868 veya 869 ile başlar, bu önekler GS1 Türkiye'ye ayrılmıştır. GS1'in açıklamasına göre önek ürünün üretildiği ülkeyi göstermez. Önekler numaraların dünyada çakışmaması için dağıtılır, kodu üretici, dağıtıcı, ihracatçı ya da ithalatçı kullanabilir. Yani kasada okunan ilk üç rakam, ürünün nerede yapıldığından çok numaranın hangi GS1 üyesi kuruluştan alındığını söyler. [5]

Kaynaklar

  1. Woodland, N. J. ve Silver, B. US 2,612,994: Classifying Apparatus and Method (patent, 1952) (erişim: 2026-10-16)
  2. Deeter, J. First Item in the World Scanned by UPC (This Local Life) (erişim: 2026-10-16)
  3. Murray Eden oral history (IEEE Engineering and Technology History Wiki) (erişim: 2026-10-16)
  4. Wikipedia. Universal Product Code (erişim: 2026-10-16)
  5. GS1. GS1 Prefixes (erişim: 2026-10-16)

Kapak görseli: NCR marka eski bir market fiyat tarayıcısı (temsili görsel). Luke · Public domain.