Depersonalizasyon Nedir, Nasıl Düzelir?


Günümüzde pek çok insanın muzdarip olmaya başladığı depersonalizasyon bir diğer adıyla derealizasyon nedir ve nasıl düzeltilebilir, neden oluşur, gelin biraz bakmaya çalışalım.

Depersonalizasyon/Derealizasyon

Depersonalizasyon nedir ve neden oluşur?

Öncelikle bu durumu basitçe açıklayalım. Depersonalizasyon veya derealizasyon, insanın sanki yaşamıyormuş gibi hissetmesine neden olan psikolojik ve ruhsal durumdur. Bu durumun yaşanmasındaki en büyük etkenler yaşanan sorunlar, stres, gelecek kaygıları, çok üzücü bir süreç yaşıyor olmak, huzursuz bir ortamda yaşıyor olmak olarak sayılabilir. Böyle bir durumda sürekli sorunları düşünen beyin, kendini korumaya alarak ruhun gerisine geçiyor. Daha da duygusallaşan insan, daha fazla yaşadığı sorunları düşünüyor ve derealizasyon hissi böylece artmış oluyor.

Depersonalizasyon yaşayan biri bulunduğu ortama, karşısındaki kişilere, kendine ve yaşama karşı bir perdeden bakıyor, sanki izleyiciymiş gibi hissediyordur. Bu durumu yaşayan kişi, özellikle de ilk defa yaşıyorsa endişe ederek, çok kötü bir durum olduğundan kaygılanarak bu hissin daha da şiddetli hâle gelmesine neden olabiliyor. Bu nedenle derealizasyon hissini yaşarken veya yaşamıyorken sanki yokmuş gibi davranmak, hatırlamamaya çalışmak en iyisidir. Aksi takdirde alevlenebilir.

Bu durumun yaşanmasındaki bir diğer etmen ise sanal dünyada çok fazla vakit geçirmektir. Bu şekilde oluşan nörolojik sorunlar beyne hasar verdiği için derealizasyon hissi artmaktadır. Özellikle çok fazla video izlemek veya oyun oynamak insanı sanal bir dünyaya hapseder. Gerçeklikten belli bir süre kopan kişi cihazı elinden bırakıp gerçek dünyaya baktığında neye uğradığını şaşırır. İşte bu nedenle Koronavirüsün Psikolojik Etkileri isimli yazımda da bahsettiğim gibi, insanlar teknoloji ile daha fazla vakit geçirince gerçek dışılık hissinin yaşanma oranı artıyor ve depersonalizasyon, gelecekte daha sık görülen ruhsal bir hastalık olabilir.

Hissin yaşanmasındaki bir diğer etmen de çok fazla aynı ortamda vakit geçirmek ve aynı şeyleri yapmaktır. Otomatiğe bağlayan insan vücudu, bu şekilde bir tepki ortaya koymaktadır. Yine bir önceki paragrafta söylediğim gibi pandemi sürünce evde kalmaktan dolayı bu hissi yaşayan insan sayısı ve hissin şiddet oranı artmış oldu.

Bunun yanında sürekli gerçekten kopuk bir şekilde hayal kurmak, sürekli “keşke” demek, psikolojik mastürbasyon yapmak da insanın bu hissi yaşamasında faktör olacaktır.

Depersonalizasyon/derealizasyon hissinden kurtulmak mümkün müdür?

Elbette her fiziksel veya psikolojik hastalıkta olduğu gibi bundan da kurtulmanın veya en aza indirmenin yolları vardır. Fakat eğer bu hissi 2020 yılının Mart ayından önce değil de bu süreçten sonra yaşamaya başladıysanız muhtemelen okul, iş, ekonomik koşullar, ülkedeki siyasi tartışmalar, gelecek kaygısı, sevdiğiniz insanlardan uzak olmak, sürekli aynı insanları görmek gibi daha nice farklı koşuldan dolayı bunu yaşıyorsunuz. İşte bu nedenle bu süreç bitmeden bu his de bitmeyecek. Ama en azından en aza indirmek mümkün. Bunun için depersonalizasyon hissini azaltma listesi aşağıda. Lütfen uygulayın.

  • Mümkünse yakında oturan bir sevdiğiniz ile sadece telefonda değil, aynı zamanda gerçekte de koronavirüs önlemlerine dikkat ederek, gerçek bir ortamda buluşup sohbet edin.
  • Günde en az bir saat evden dışarı çıkın. Mahallenizde belirlediğiniz bir rotada gezin. İsterseniz bir arkadaşınız ile telefonda sohbet ederek de yapabilirsiniz. Mümkünse en az bir kişi ile 1 dakikalık bile olsa diyalog kurun.
  • Mutalaka telefondan, bilgisayardan, televizyondan uzak olduğunuz bir saatiniz olsun.
  • Mümkün oldukça yaşadığınız sorunları düşünmemeye çalışın.
  • Sizi rahatsız eden diyaloglardan ve çevrelerden uzak durun.
  • Gerçek hayattaki insanlarla tanışmaya çalışın.
  • Bu hissi yaşarken veya yaşamıyorken asla depersonalizasyonu düşünmeyin. Çünkü aklınıza geldiği anda başınıza da gelebilir. Yokmuş gibi davranın. Hatırlamamak için bile hatırlatmayın.
  • Çok fazla yüksek grafikli oyun oynamayın.
  • Çok fazla video izlemeyin.
  • Ekran başında iken sağlığınızı korumak için bu yazımızı okuyun.
  • Yaşadığınız psikolojik sorunlar sadece pandemi süreciyle veya ekonomik şartlar ile ilgili değil, insanlarla ilgiliyse o insnalarla konuşarak bu süreci atlatmak için uzlaşma yoluna girmelisiniz.
  • İlerleyen süreçlerde mutlaka ama mutlaka psikolojik veya psikiyatrik destek almalısınız. Ama unutmayın ki hiçbir ruhsal destek uzmanı size sihir yapamaz. Sadece öneri sunar. Yapılması gerekeni yapacak olan yine sizsiniz.
  • Konuşun! Sustukça ve içinize kapandıkça, kendinizle konuştukça bu his daha da artıracaktır. İşte bu nedenle konuşun. Sohbet grupları bulun. İlgi alanınız neyse o alandaki Discord guruplarının bulun. Sesli sohbet edin insanlarla. Mümkünse gerçek hayattan, canlı, kanlı, yüz yüze biriyle konuşun.
  • Pandemi bitmiş olmasına rağmen bu hissi yaşıyorsanız da mutlaka yaşadığınız sorunları taraflarla beraber çözün. Yapamıyorsanız da yepyeni bir sayfa açın.

Çok fazla sorgulamak depersonalizasyon hissini arttırır mı?

Bu sorunun cevabı yerine göre ve sorgulanan şeye göre “evet” olacaktır. Eğer yaşamı, kendinizi, içsel durumları çok fazla sorguluyorsanız derealizasyon hissi yaşama oranı artacaktır. Hatta pandeminin etkisi ile bunu kendi kendinize konuşarak yapıyorsanız, hele hele içinizden düşünerek yapıyorsanız beyin kendini iyice boşlukta hissedecektir. Dünyada kendinden başka kimse olmadığını düşünen vücut, buna alışık olmadığı için, doğru olanın ikinci bir kişi ile konuşmak olduğunu bildiği için kendi kendine konuşan vücudu, yani kendisini başka biri olarak nitelendiriyor. Bu durumda da insan sanki kendi vücudunda yaşamıyor gibi oluyor. Aynı vücutta iki farklı kişi varmış gibi oluyor.

Sonuç ve bonus

Eğer depersonalizasyon hissini herhangi bir psikolojik sorununuz yokken de yaşıyorsanız işte o zaman nörolojik bir rahatsızlık olabilir. Elbette fazla telefon kullanımı da nörolojik sorunları arttıracağı için bu his daha da şiddetlenir. Eğer durum böyle ise mutlaka bir psikiyatra görünün. O da nörolojik bir test isterse yaptırın veya direkt olarak bir iç hastalıkları uzmanına durumu anlatın. Eğer kafa bölgenizde depersonalizasyon hissini yaşarken ağrı veya başka hisler oluşuyorsa ona bundan bahsederek nörolojik bir teste girmek istediğinizi söyleyin.

Her ne olursa olsun psikolojik veya fiziksel pek çok hastalığın bitinci tedavisi mutlu olmaktan geçer. Bu nedenle kendinizi mutlu eden şeylere yaklaşın. Sadece kendiniz mutlu olmayın, aynı zamanda başka insanları da mutlu edin. Bu karmaşık histen çıkmak yine sizin elinizde. Kendinizi depersonalizasyona mahkum etmeyin. Çünkü daha fazla endişe etmek başka sorunlara neden olabilir.

Not: Bu yazıyı tamamen kendi deneyimlerimle yazdım. Eğer daha akademik bir çalışma isterseniz tıklayın. Ama unutmayın ki depersonalizasyon rahatsızlığını yaşayan herkes benim dediklerime az çok yakın şeyler söyleyecektir.


Rıdvan Atmaca

Ben Rıdvan Atmaca. 2003 Bursa doğumluyum. Teknoloji, gündem, tarih konularına meraklıyım. Araştırma yapmak ve öğrenmek en büyük tutkum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir