Türkiye’de Koronavirüs Sayılarındaki Artış

Son günlerde Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, özellikle de Bursa ve İstanbul’da vaka sayılarında artış yaşandığını söylemekte. Bunun nedenlerini bulmak aslında o kadar zor değil. Ancak gelin, biz yine de bunun nedenlerine bir bakalım.

Türkiye Koronavirüs

Türkiye koronavirüste son durum

Koronavirüste yaşanan son gelişmelere bakıldığında artışların çok fazlalaştığı görülmekte. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 15 Ekim’de vaka sayıları açıklanacak, demişti ancak bunun sadece Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafına bildirildiği öğrenilmişti. Şu anda biz, muhtemelen sadece hastaneye yatışı verilen, yani Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın deyimiyle “semptomatik vaka” sayılarını öğreniyoruz. İşte buradaki sayıların bile 2.000 üzerine çıkması bize durumdaki ciddiyeti göstermekte. Muhtemelen vaka sayılarında da 10.000 civarlarında sayılar bulunuyor.

Geçtiğimiz ay Ankara için uyarı sirenleri çalarken son haftada yapılan açıklamalara bakılınca görülmekte ki Bursa ve İstanbul’da durumlar hiç iç açıcı değil. Geçtiğimiz haftalarda Bursa Valisi Yakup Canbolat, Bursa’daki hastaların son 14 gün içinde temaslı olduğu kişileri söylemediğini bildirmişti. Elbette halkımız, temaslı olduğu kişiyi söyleyip onun da karantinada kalmasına engel olmak için böyle bir yola giriyor ve filyasyon ekiplerinin temaslıları tespit etmesi güçleşiyor.

Türkiye’de koronavirüs süreci neden başarısız

Aslında bu sorunun cevabı oldukça basit. Biz maalesef ülke-toplum el ele hareket etme konusunda yetersiziz. Devlet de üzerine düşeni eksik yapıyor, toplum da üzerine düşeni eksik yapıyor. Devletin yapması gereken: Bu süreçte ihtiyaç sahibi olanlara destek olmak, bir aylık sokağa çıkma yasağı ilan etmek, bu süreçte psikolojik destekler sağlamak, halkın bu süreçte ve sonrasında güvenli ve huzurlu yaşamasını sağlamak, başlıca maddeler olarak sayılabilir.

Toplum ise bu süreçte bilinçli bir şekilde maskesini takmalı, toplu alanlardan uzak durmalı, evde durmalıydı. Maalesef bilinçsizce hareket edenlerin sayısı hiç de az değil. Ancak bir toplulukta; bu sınıf, okul, mahalle, ülke olabilir, kötü olan bireylerin yaptıkları o topluma yön veriyorsa, iyilerin bu durumdan rahatsızlık duyup kendi baskınlıklarını kurmaları gerekir. Bizim toplumumuzdaki bu eksiklik tam olarak bundan kaynaklanıyor.

Sürecin başarısız olmasının suçu toplum tarafından devlete, devlet tarafından topluma atılsa da bu iki taraftan da kaynaklı bir durum. İşte bu nedenle devlet ve toplum olarak gerçek mânâda bir seferberlik ilan edilmesi ve toplumdan herkesin buna katılımı sağlaması gerekiyor. Topljmun belli nir kesimindeki bilinçsiz davranma dürtüsü toplumun geneline yayılmamalı. “Ben doğru olanı yapıyorum ama belli bir kesim her şeyi berbat ediyor” demek yerine “Ben üzerime düşeni yaptım ve herkesi uyardım” dememiz gerekiyor.

Koronavirüs süreci nasıl başarılı olabilirdi, şimdi ne yapılabilir?

Aslında artık pek çok şey için çok geç. Çünkü 11 Mart 2020 Türkiye’de ilk koronavirüs vakasının tespit edildiği gündü. O zamanlar herkes hazır iken çok başarılı bir şekilde uygulanabilir halde sokağa çıkma yasağı uygulanabilir, kısıtlamalara uymayanlara ciddi yaptırımlar yapılabilir, bu süreçte halkın evde durmasını teşvik edici programlar hazırlanabilir, ihtiyaç sahiplerinin ihtiyacı giderilebilir, kredi ödemeleri bir ay ertelenebilirdi.

Bunlar yapılmadı, ancak şimdi neler yapılabilir? Şu anda insanların bir ay boyunca evde kalma gibi bir duruma sabır gösterebileceğini hiçbirimiz düşünmeyiz. Şu durjmda yapılabilir en iyi şey, herkesin kurallara uyması için sıkı tedbirler alınması, şeffaflığın sağlanması, devletin kendinden kaynkalı sorunları görüp bunları düzeltmeyi sağlaması olacaktır. 8 aya yakın bir süre geçti ve artık insanların bu duruma sabır gösterme olanağı azaldı. Keşke öneriler ve uyarılar en başta dinlenseydi de bu duruma gelmeseydik. Ancak maalesef aşı bulunana dek devlet hiçbir önlem almayacak, para gelebilecek her kaynağı, örneğin özel okul, tatil yerleri gibi, açık bırakacak gibi duruyor. Umarız daha fazla vaka, daha doğrusu hasta sayısı artışı yaşanmadan, vefat sayılarmız artmadan duruma bir çözüm getirilir. Yoksa durum hiç iç açıcı durmuyor.

Bir Türk öğrenci, Türkiye’de vaka sayıları açıklanmadığı için yaptığı bir algoritma ile vaka sayılarını hesaplıyor. Aşağıdaki tweet dizesinden bunlara ulaşabilir ve nasıl hesaplandığını görebilirsiniz.

Yukarıdaki Twitter hesabına ulaşmak için tıklayın.

Rıdvan Atmaca

Ben Rıdvan Atmaca. 2003 Bursa doğumluyum. Teknoloji, gündem, tarih konularına meraklıyım. Araştırma yapmak ve öğrenmek en büyük tutkum.

Yorum Yazın