Koronavirüste 8 Ay Öncesine Döndük – Sokağa Çıkma Yasağı

Son bir haftadır koronavirüs hasta sayılarındaki ciddi artış, Türkiye’de ilk vaka görülmesinden 1 ay sonra, yani Nisan ayında, ulaştığımız pik noktasını geçmiş durumda. Özellikle ölüm sayılarındaki artış da tedirgin olmamız ve yeni tedbirler almamız için bizlere mesaj vermektedir. İşte bu nedenle artık durumun farkına varmalı ve gerekeni yapmalıyız. Aksi taktirde hayat hiçbir zaman normale dönmeyecek ve aşı veya ilaç için de aylarca beklememiz gerekecek. Gelin pandemi sürecini azaltmak adına neler yapabileceğimize bir bakalım.

Koronavirüs Türkiye
Koronavirüs salgınındaki durum iyice kötüleşmekte

Aslında bu konu hakkında daha önce üç yazı yazmıştım. Bunların bağlantılarını da yazının sonunda vereceğim. Şunu artık kavramamız gerekiyor: Kapıyı, pencereyi açık bırakıp, hırsız paranızı ve eşyalarınızı çaldıktan sonra kendi hatanızı görmemek kendinize yapacağınız en büyük ayıptır. Biz, her yeri açarak, herkesin sokakta olmasına izin vererek salgını bitirebileceğimizi düşünüyoruz. Sağlık Bakanı, “Maske, temizlik, mesafe”, Cumhurbaşkanı “TAMAM”, yani temizlik, maske, mesafe, kavramlarını tekrar edip aslında hiçbir önlem almamaktalar. Bu paragrafın başında da belirttiğim gibi, daha önce yazdığım pek çok yazıda tam kapanma olmadan hiçbir sorunu çözemeyeceğimizi söylemiştim.

Bugüne kadar tam kapanmayı ekonomimizin kaldıramayacağı söylendi hep. Ancak biz kabaca 20 Mayıs ila 29 Temmuz tarihleri arasında dolar kurunu 6,80-6,90 dolaylarında tutabilmek için 120 milyar dolara yakın parayı yaktık. Hem de bunu yok yere yaptık. İlk vakanın görüldüğü 11 Mart tarihinden beri geçen sekiz aylık süreçte pek çok gereksiz harcama yaptık. Binlerce insana tatil kredisi, 1.000 liralık destek verildi. Yarım zamanlı çalışma döneminde çalışanların maaşlarının yarısı devlet tarafından ödendi. Peki sadece saydığım bu paralarda harcanan tek bir kuruş ne işimize yaradı? Hiçbir şeye. Çünkü daha ilk aylarda 5.000’den fazla vaka çıktığı günlerdekinden daha beter bir durumdayız. Aşağıda 19 ve 20 Kasım tarihlerine ait günlük koronavirüs tablosunu görebilirsiniz.

Peki salgın neden bu kadar şiddetlendi?

Aslında bu sorunun cevabı oldukça basit. Bilim kurulu üyeleri dahil olmak üzere pek çok yetkili bu süreci hafife aldı. Ayrıca halkımız bu sürece biraz umursamaz baktı ve sonuç olarak bu hâle geldik. İnsanlar vaka sayılarının azalmasını görünce de her şeyi salarak ve erkenden normale dönerek bizleri bu hâle getirdi. Devletin zaten gereken önlemleri almaması, hasta olanların yetersiz tespit edilmesi, hızlı normale dönüş süreci de cabası. Maske takmayanlara yönelik ciddi yaptırımlar olmaması da ayrı bir durum tabii.

Sokağa çıkma yasağı tek başına çözüm olur mu?

Aslında burada yasaktan sonra yapılacaklar önemli oluyor. Zira, yasak sürecinde çok iyi bir tablo oluşunca ve yasak bitince yine daha önce yaptığımız gibi normale hızlı dönersek aynı sorunları yaşarız. Bu nedenle devletin hiçbir vatandaşa kendini gevşetmeden önlemlere aynen riayet ettirecek şekilde kademeli olarak normale dönüşü sağlaması lazım. Yurt dışından gelen uçuşlara yönelik olarak da kısıtlamalar gelmeli ve gelen kişilere ateş ölçümü değil, test yapılmalı. Yasak sürecinden sonra yapacaklarımız çok önemli. Aksi halde 1 ay boş yere evde durmuş oluruz.

Bu noktada, kolluk kuvvetleriyle, sağlık çalışanlarıyla, psikolojik danışmanlarla ortak bir yol haritası izlenerek tam kapanma sağlanmalıdır. Geçen süre çok uzun bir süre. İnsanların ve daha önemlisi sağlık çalışanlarının bu yükü daha fazla kaldırabileceğini düşünmüyorum. Dışarıda bir virüs olduğunu unutarak kendi eğlencesine bakan insanlar yüzünden daha fazla sorun yaşamamak gerekiyor. Bu konuda artık somut ve ciddi adımlar bekliyorum.

Koronavirüsün önlenmesi için sokağa çıkma yasağında neler yapılabilir?

Bunun için detaylı bir video yaptım. Ancak burada da kısaca bahsetmek istiyorum. Bu süreçte insanların gıda maddelerine ve ekmeğe erişimini sağlamak için belediyeler bu alanda çalışanlarla işbirliği yapıp belirli saatlerde belirli sokakları dolaşmalarını sağlayarak gıda ihtiyaçlarının karşılanması sağlanabilir. Ayrıca fatura, kira, vergi, kredi gibi ödemelere bir aylık ertelemeler gelebilir. Maaşlardan kesintiler yapılarak geliri olmayan ailelere belli miktarda gelir sağlanabilir.

Filyasyon ekipleri de evde test dönemine geçerek Türkiye’nin bir koronavirüs haritasını oluşturarak daha fazla ve farklı insana test yapabilir ve böylece hastanelerin yükünü azaltabilir. İnsanlarımızın psikolojik desteğe ihtiyaç duyması durumunda Sağlık Bakanlığı ücretsiz ve uzaktan, online olarak bu hizmeti sağlayabilir.

Biz yeter ki yapmak isteyelim. Koronavirüs sürecini atlatmak için bu sayece benim önerimdi. Eminim ki daha farklı öneriler de gelecektir. Bunun için videonun altına yorum yapmayı lütfen unutmayın. Son bir uyarı: Bunlar sadece benim kişisel görüşlerim. Tek doğrunun bu olduğunu savunmuyorum. Ancak genel ve ağır basan kanı şu ki: Tam kapanma olmadan pandemi dönemini atlatmak pek de mümkün durmuyor.

İlgili yazılar:
Koronavirüs Önlemleri
40. Gün
Normalleşme Süreci İçin Çok Mu Erken?
Okullar 21 Eylül’de Açılacak mı?
Türkiye’de Koronavirüs Sayılarındaki Artış
Okullar 206 Gündür Kapalı

Rıdvan Atmaca

Ben Rıdvan Atmaca. 2003 Bursa doğumluyum. Teknoloji, gündem, tarih konularına meraklıyım. Araştırma yapmak ve öğrenmek en büyük tutkum.

3 thoughts on “Koronavirüste 8 Ay Öncesine Döndük – Sokağa Çıkma Yasağı

  • 21 Kasım 2020 tarihinde, saat 20:31
    Permalink

    çok güzel bir yazı yazmışsınız, tebrik ederim.

    Yanıtla
    • 21 Kasım 2020 tarihinde, saat 20:37
      Permalink

      bu arada başlık kısmında çıkan “evde kal” detayını da görmedim sanmayın 🙂
      tekrar belirtiyorum çok başarılı.

      Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir