Güç, Devletlerden Şirketlere mi Kayıyor?

Teknolojinin ilerlemesi ve bu alanda firma sayısının artması akıllara gücün devletlerden özel şirketlere kayıyor olduğunu getiriyor. Peki böyle bir durum gerçekten var mı, varsa iyi ve kötü yanları neler olabilir, gelin bir bakalım.

Facebook Devleti

Geçmişte güç devletlerde miydi?

Gücün devletlerden özel sektöre kayıp kaynadığını anlamak için öncelikle geçmişte devletler her şeye hakim miydi, buna bakmak gerekiyor belki de. Sanayi devrimi öncesinde devletler oldukça güçlüydü. Dönemin özel şirket olarak nitelendirilebilecek servete sahip kişileri belki çok azdı. Bahsettiğim yıllar 1700 öncesi. Tüccarlar dışında pek de kimse bulunmuyordu.

Ancak o zamanlarda her şeye hakim olan devlet değil, hanedandı. Yani devleti yöneten hanedan da bir özel şirket gibiydi. Ancak bu mantıkla değil de “Sonuçta o da devletti” şeklinde bakacak olursak evet, geçmişte devletler güç sahibiydi. 1800 yollarından sonra, ki Osmanlı da bunu hissetmişti, servet sahibi kişilerin şirketleri devletlere karşı adımlar atabilir hâle gelmişlerdi.

Günümüzde güç şirketlerde mi?

Bu soruya cevabım geçmişte “yarı yarıya” olabilirdi ama günümüzde çoğunlukla devletler çekiliyor gibi geliyor. Google, Amazon, Microsoft, Facebook, Twitter gibi dev şirketler o kadar büyük bir tekel haline geldi ki devletler ile yarışır durumdalar.

Kişilerin siyasi düşüncelerine bile etki eden bu şirketlerin araçlarını kullanmaya mahkum bırakıldı insanlar. Bu şirketlere artık devletler bile söz geçirmez oldular. Nitekim Avustralya ile Google arasındaki çekişme buna örnek olarak gösterilebilir.

Bu şirketler menşei fark etmeksizin kendi devletlerine karşı adımlar da atıyor. Facebook’un ABD seçimlerini etkilediği söyleniyor. Twitter Donald Trump’ın hesabını kapatıyor.

Özel şirketlerin ulaştığı nokta

Sorun sadece yukarıdaki paragrafta yazdığım gibi de değil. Örneğin Google’ın 161 milyar dolardan daha fazla bütçeye sahip. Facebook sadece 2020 yılında 84 milyar dolar para kazanmış. Amazon gibi diğer şirketlere hiç girmiyorum bile. Peki bu kadar büyük cirolara sahip bu şirketler daha ne kadar büyüyecek?

Apple, Samsung, Google, Facebook, Amazon gibi teknoloji şirketlerinin yanında Lockheed Martin gibi silah şirketleri var ki bunların ulaştığı güç de asla yatsınamaz.

Devletlerin ve Şirketlerin Gelir Sıralaması - Güç Kimde
Devletlerin ve şirketlerin bütçelerini (2017 yılı) gösteren liste. Büyütmek için resme tıklayabilirsiniz.

Özel şirketlerin yerini devletler alabilir mi?

İşin bir diger boyutu ise bu. Devletlerin şu anda saydığımız şirketlerin yaptığı işleri yapması pek de mümkün değil. Olsa bile kullanıcılar özel şirketlerin yaptığı ürünleri kullandığı gibi devletlerin ürünlerini nasıl kullanabilir, orası da bir muamma.

İşte bu nedenle devletler muazzam bir noktaya ulaşmış bu şirketlere ve onların sahiplerine pek de bir şey yapmayacak gibi duruyor. Onların yerini almayı bırakın, alternatif araçlar üretmekte bile zorluk çekiyor. Buradaki en büyük nedense devletlerin vatandaşlarının çok büyük bir kısmının bu şirketlerin ürünlerini kullanıyor olması.

Şirketlerin bu kadar güce ulaşmasının iyi ve kötü yanları

Aslında iyi tarafı olarak sayabileceğimiz çok az şey var. Bunlar;

  1. Rekabet olması, kullanıcı açısından çok daha iyidir.
  2. Bu işleri özel sektör değil de devlet yapsaydı teknolojik olarak çok daha yavaş ilerleme olurdu.
  3. Şirketlerin ürünlerini kullanmak insanlara bir nebze daha rahat hissettiriyor.
  4. Büyük güce sahip şirketler, devletlerin yapamadığı işleri yapabiliyor. Mesela SpaceX, NASA’dan daha cesur hareket etmek için çabalıyor.
  5. Halkın içinden gençlerin de kendi işini yapan şirket sahiplerini rol model alarak hareket edebiliyor ve kendini geliştirmeye çalışıyor.

Kötü tarafları olarak çok daha fazla şey sayabiliriz. Bunlar:

  1. Bu kadar büyük bir servete sahip bu şirketler, gerektiğinde haksız bir şekilde devletlere kafa tutabilir.
  2. Kullanıcıları yapay zeka ile farklı alanlara yönlendirebilir.
  3. Bilginin bu kadar hızlı yayılması bir yana, insanların istediği her şeye erişebilmesi gereksiz yere tüketen bir toplum oluşturabilir.
  4. Şirketler kendi devamlılığını sürdürmek için her şeyi yapabilir.
  5. Büyük güce sahip şirketler, yenilerini ya satın alarak ya da aynı ürünleri çıkararak piyasadan yok edebilir.
  6. Şirketlerin tekel olması, kullanıcıların ve tüketicilerin sürekli onları kullanması bir noktadan sonra tüketicinin tamamen o şirkete bağımlı olmasına neden olabilir.

İşte bu gibi konularda şirketlerin ulaştığı o noktayı daha iyi anlıyoruz. Bugün yolda karşılaştığımız biri bize bireysel bir şey sorsa ürküp ondan kaçacakken, aynı kişinin çıkarıldığı bir uygulamayı kullanarak tüm verilerimizi teslim edebiliyoruz.

Bunu hayatın her alanında karşımıza çıkan devasa şirketler için düşünün. Şirketlerin bu kadar güçlenmesi beraberinde sorun getirse de bunları devletlerin yapıyor olması ihtimalinden bir tık daha iyi sanki kullanıcı için.

Sonuç

Sonuç olarak hayattaki her alanda olduğu gibi bu alanda da iyi ve kötü yanlar var. Keskin bir şekilde ayırt edemiyoruz. Ancak kullanıcı olarak, ister teknoloji ister başka alanda şirketlerin ürünlerine bu kadar bağlı kalmamak gerekiyor sanki.

Şirketlerin ulaştığı nokta belli. Bunun iyi veya kötü bir şey olacağı ileride ortaya çıkacak. Belki de Dünya’da değil ama belki Kars’ta Facebook devleti, Google devleti görebiliriz. Sonuçta dünyadaki pek çok devleti sollayan veriye, birikime ve servete sahipler. Gelecekte bunları daha iyi anlayacağız.

Bu konuda 2 Haziran 2014 tarihinde The Guardian’da yazılan “Who’s in control – nation states or global corporations“, Türkçesi “Kontrol kimde – ulus devletler mi yoksa küresel şirketler miyazısını okuyabilirsiniz.

Rıdvan Atmaca

Ben Rıdvan Atmaca. 2003 Bursa doğumluyum. Teknoloji, gündem, tarih konularına meraklıyım. Araştırma yapmak ve öğrenmek en büyük tutkum.

Yorum Yazın