Gazi Osman Paşa

5 Nisan tarihi Türk tarihi açısından önemli bir insanı kaybettiğimiz gündür. Bugün Gazi Osman Paşa’nın ölüm yıl dönümü. Doğum günü ve ayı bilinmeyen Osman Paşa, 1832 yılında Tokat’ta doğmuştu. Osmanlı Devleti tarihine büyük damga vuran kişiler arasına giren Osman Paşa, 5 Nisan 1900 tarihinde hayata gözlerini yummuştu. Osman Paşa hepimizin aklına Plevne muharebesindeki başarısıyla yer etmekte.

Gazi Osman Paşa

Osman Paşa’nın annesi Şakire Hatun, babası ise İstanbul kereste gümrüğü katibi Mehmed Efendi’dir. 1844’te dayısının ders nazırı bulunduğu askeri idadiye yazılmış, burada 5 yıllık eğitimin ardından Mekteb-i Harbiye’ye girmiş ve 1853 yılında mülazım-ı sani rütbesiyle okuldan mezun olmuştur.
Osman Paşa görevi boyunca Sinop Baskını, Çernaya Nehri Muharebesi, Plevne Savunması, Lofça Muharebesi savaş ve çatışmalarına katılan Osman Paşa en çok Plevne Savunması’nda boy göstermiş ve akıllara kazınmıştı. Plevne Müdafaa’sında gösterdiği başarı üzerine söylenen Osman Paşa marşı hepimizin dilindedir. Aşağıda marşların ilk ve güncel hâlini dinleyebilirsiniz.

İlk Hâli

Güncel Hâli

Erkân-ı Harbiye-i Umumiye Riyaseti’nde çalıştığı zamanlarda Osmanlı Devleti’nin nüfus sayımı ile kadastro usulünde haritasının çizilmesi kararlaştırıldığından, Bursa ilinden başlanması üzerine bu göreve askeri temsilci olarak tayin edildi. 1861 yılında Teselya’da, Yenişehir’de ve Cebel-i Lübnan’da görev aldı. Girit İsyanı’nın başlaması üzerine Girit’e tayin edildi. 1866’da Girit’teki çalışmalarından dolayı Müşir Ömer Lütfi Paşa’nın takdirini kazanarak miralay rütbesine terfi etti. Bir süre sonra Yemen’e gönderilen Osman Paşa buradaki görevlerinin ardından Paşa rütbesiyle 1875 yılında Rumeli’de bulunan 5. Ordu’ya bağlı Manastır Fırka Komutanlığı’na tayin edildi. Buradaki başarılı çalışmalarından dolayı Ferik rütbesine terfi etti. 27 Haziran 1876 tarihinde Sırbistan Prensliği’nin Osmanlı İmparatorluğu’na ültimatom vermesi sebebiyle başlayan 1876-1877 Osmanlı-Sırp Savaşı sırasında Vidin Komutanlığı’na atandı. Emrindeki birliklerle İzver tepelerini ve Zayçar kasabasını ele geçirdi. Sırp Ordusu düzensiz bir şekilde geri çekilmeye başlayınca Belgrad yönünde harekâta devam etti. Ancak Serasker’in emri üzerine durdu.

Plevne Savunması

Plevne Savaşı Osmanlı Devleti ve Rusya arasında 19 Temmuz-10 Aralık 1877 tarihleri arasında gerçekleşen savaştır. Genellikle savunma savaşı olarak adlandırılmaktadır. Osman Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu dört savunmayı da başarıyla atlatsa da 10 Aralık 1877 yılında mağlubiyet yaşamıştır. Mağlubiyetin önemli etmenlerinden biri de ordu içinde hızla yayılan bir dedikodu olmuştur. Osman Paşa’nın savunma sırasında şehit edildiği haberinin hızla yayılması ordunun moralinin bozulmasına ve dağılmasına sebep olmuştur.
Rusların son muharebede asker avantajına sahip olması Osman Paşa kanadının taarruz hamlelerini uzatmadan bitirmesine sebep olmuştur. Plevne Muharebesi yenilgiyle sonuçlansa bile tarihte bilinen en etkili savunmalardan biri olarak kabul edilmiştir.

Plevne Muharebesi

Plevne Savunması’nda esir düşmesine rağmen gösterdiği başarı ve kahramanlık nedeniyle II. Abdülhamid tarafından 1878 yılında Gazi unvanı verilerek, Müşir rütbesine terfi ettirildi. II. Abdülhamid, Osman Paşa’nın İstanbul’a dönüşü için Serasker Müşir Rauf Paşa’yı “Yaver-i Ekrem ve Fevkalade Sefir-i Kebir” payeleriyle St. Petersburg’a gönderdi. İstanbul’a gelişi muhteşem bir törenle kutlandı.

İstanbul’a döner dönmez, 14 Mart 1878 tarihinde Hassa Müşirliğine getirildi. Ölümünün sonuna kadar bu makamda kaldı. 1878-1880, 1880-1881, 1881-1885 yılları arasında olmak üzere üç dönem seraskerlik yaptı. 1897 Osmanlı-Yunan Savaşı’nda Osmanlı Ordusu kumandanı Edhem Paşa’dan harbe dair kesin bir cevap gelmemesi ve basında Yunan galibiyetinden bahsedilmesi üzerine 23 Nisan 1897 tarihinde başmüfettiş sıfatıyla hareketi yürütmek üzere savaş yerine gönderildi. Hayatının son dönemlerinde Mabeyn Müşiri görevini de yürüttü.
5 Nisan 1900 tarihinde 68 yaşında vefat etti. Türbesi, onu çok seven ve saygı duyan Padişah II. Abdülhamid tarafından yaptırıldı. Bugünkü istirahatgahı olan Fatih Camii avlusuna gömüldü.

Osman Paşa’nın Mirası

Osman Paşa gibi daha bir çok adı bilinen bilinmeyen kahramanlarımız var. Bilmeliyiz ki; bu devlet kolay kurulmadı. M.Ö. 209 yılında resmen başlayan Türk tarihi her zaman şanlı komutanlar ve adı bilinmeyen milyonlarca askere sahip olmuştur. Her birinin kahramanlıkları destanlar kadar uzun anlatılmaya layıktır. Bize düşen Osman Paşa nezdinde gelmiş geçmiş tüm kahramanlarımızla gurur duymak ve bize bıraktıkları mirasa gözümüz gibi sahip çıkmaktır. Biz birbirimize saldırmayı bırakmalı, düşmanlık beslememeliyiz. Biz birbirimize karşı oldukça, siyasî emelleri bir kenara bırakmadıkça hep kötüleşeceğiz. Bu millet birlik oldukça Osmanlı gibi, Selçuklu gibi, Hun İmparatorlukları gibi kıtalara hakim olabilecek kudrettedir. Ancak bu millet birbirine düşman oldukça kendine düşmanından daha fazla zarar verir. O nedenle artık gözümüzü açalım. Gazi Osman Paşa gibi nice kahramanımızın mirasına sahip çıkalım.

Rıdvan Atmaca

Ben Rıdvan Atmaca. 2003 Bursa doğumluyum. Teknoloji, gündem, tarih konularına meraklıyım. Araştırma yapmak ve öğrenmek en büyük tutkum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir