Boğaziçi Üniversitesi’ndeki Protestoların Hatırlattıkları

Boğaziçi Üniversitesi de dahil olmak üzere, 5 üniversitede yapılan rektör atama kararları, üniversite öğrencilerinin tepki gösterdiği bir karar olmuştu. Bu nedenle toplanan öğrenciler, kararı protesto etmek için okullarının önünde gösteriler düzenlediler. Peki iş nasıl bu noktaya geldi, bize ne hatırlattı gelin bir bakalım.

Boğaziçi Üniversitesi Polis
Boğaziçi Üniversitesi’nde neden protesto yapılıyor?

Bilindiği üzere, Resmi Gazete’de yayınlanan bir karar Prof. Dr Melih Bulu’nun Boğaziçi Üniversitesi’ne rektör olarak atanmıştı. Bunun üzerine ise üniversite öğrencileri karara tepki göstermek amacıyla başta Twitter olmak üzere farklı kanallardan toplanarak üniversite önünde tepkilerini ortaya koydular.

Melih Bulu kimdir?

Ankara’da savunma sanayinde zırhlı personel taşıyıcı üretimi yapan FMC-Nurol ve F-16 uçaklarının üretimini yapan Türk Uzay ve Havacılık Sanayi Şirketi (TUSAŞ) firmalarında çalıştı. P&G firmasında fabrika müdürü olarak verimlilik ve maliyet tasarrufu alanlarında görev yaptı. Ayrıca üretim ve hizmet sektöründe çeşitli firmalara strateji ve yönetim konusunda danışmanlık yaptı.(kaynak)

Bu protesto ve tepkilerin hatırlattıkları

Bu gösteriler bana aynen Gezi Parkı gösterilerini hatırlattı. Niyeti iyi olan bir grup insan, doğa için toplanmışken herhangi bir sonuç alamayınca, aralarına karışan kötü niyetli insanlar ve provakatörler nedeniyle olaylar daha da kızışmıştı. Olaylar ciddileşince niyeti iyi olan insan da kalmadı. Çünkü hükümet tarafı, olayları yatıştırmak yerine “Biz bu ülkenin %50’sini evinde tutuyoruz” gibi açıklamalar yapmıştı. Sonuç olarak, olay ağaç veya park olmaktan çıkıp, iki tarafın gövde gösterisi hâlini almıştı.

Sonuç olarak da bugüne kadar gelen anlamsız şekilde zorlu bir süreç başlamış oldu ve bu süreç ülkeyi yönetenlerin ruh halini bile şekillendirmiş oldu. Şimdi de aynı şiddette olmasa da bir benzeri durumu yaşıyoruz fakat kimse farkında değil sanıyorum ki.

Protesto gösterilerindeki polise yönelik sözler

Zaten bilindiği üzere her şeyin fitilini ateşleyen şey bu oldu. Öğrenciler arasında bir grubun veya tamamının belki olayı heyecanı ile söylediği “Katil polis üniversiteden defol” sözleri, protestoları bastırmak isteyen ve asıl meseleden uzaklaşmak isteyen hükümet tarafının eline büyük bir koz vermiş oldu.

Türkiye’de maalesef her zaman olduğu gibi bu konuda da asıl meseleden uzaklaşıp mesele etrafında yaşanan olaylara odaklanıp başka meseleler yaşanmasına sebep oluyoruz. Burada asıl olması gereken oraya polislerin değil üniversiteler ile ilgili kurumların yetkililerinin ve atanan rektörün gidip öğrenciler ile konuşarak, gerekirse de toplantı yaparak neden bu atama kararına tepki gösterdiklerini anlayıp gerekirse kararı geri çekmesi olacaktır. Diğer türlü zaten hat safhada olan ayrışma ve kutuplaşma buradan da devam eder.

Öğrencilerin, aralarına destekçi olarak da herhangi bir siyasiyi almamaları çok daha iyi olacaktır. Devletin de öğrencilere karşı gövde gösterisi yapmak, onları terörist veya darbeci ilan etmek yerine yanlarına gidip onları düşündüğünü göstermesi gerekir. Aksi takdirde durum vahim olacaktır.

Protestoların sonucu ne olacak?

Ben açıkçası Boğaziçi Üniversitesi’ne yapılan bu atama kararının değişeceğini düşünmüyorum. Fakat burada asıl konu atamanın değiştirilmesi değil. Şu anda protesto gösterilerine katılan siyasiler veya okulla alakası olmayan destekçiler gelip geçici. Burada olması gereken; yetkili birinin gidip öğrencilerin arasına oturup onlara durumu anlatmasıdır. Birlikte fikir alışverişi yapmalarıdır. Belki de atanan kişi gerçekten üniversite için iyi bir şekilde görev yapacak.

Maalesef Türkiye’de siyasetin bulaştığı ve iki tarafın birbirine karşı gövde gösterisi yapmak için kullandığı hiçbir konu neticeye ulaşamaz. Geçmişte de bugün de bunu gördük, görüyoruz. İşte bu nedenle de hükümet tarafının öğrencileri anlayarak gerekeni yapması, hatta gerekirse atama kararını geri alması gerekiyor.

Sonuç olarak burası bir okul ve üniversite. Akademik çalışmalar yapıp Türkiye’nin sesini dünyaya duyurması gereken öğrenciler, okulları için eylem yapmak zorunda kalmamalı. Bu yönde adımların geç olmadan ataması gerekir. Aksi takdirde Türkiye’nin zaten geçirdiği bu zor günlerde yarayı daha da kanatmaktan öteye gidemez iki taraf da.

Rıdvan Atmaca

Ben Rıdvan Atmaca. 2003 Bursa doğumluyum. Teknoloji, gündem, tarih konularına meraklıyım. Araştırma yapmak ve öğrenmek en büyük tutkum.

One thought on “Boğaziçi Üniversitesi’ndeki Protestoların Hatırlattıkları

  • 5 Ocak 2021 tarihinde, saat 20:48
    Permalink

    Cok isabetli tespitlerin olduğu bir yazı olmuş. Kesinlikle katılıyorum. Ayrıca polise slogan atan kişilerinde Boğaziçi öğrencisi olmadıkları ortaya çıktı.

    Yanıtla

Yorum Yazın

%d blogcu bunu beğendi: