Berat Albayrak’ın İstifası, Yeni İsimler

Geçtiğimiz günlerde Berat Albayrak’ın Instagram üzerinden istifasını açıklaması, Twitter hesabını kapatması, sonrasında Instagram hesabını da kapatması uzun süre gündem olmuştu. Ayrıca uzun süre resmî açıklama yapılmaması, kimsenin bu konuda bir açıklama yapmaması herkes için bir belirsizlik oluşmasına sebebiyet vermişti. Şimdi gelin Albayrak’ın istifa etmesi, Merkez Bankası’nın başına Naci Ağbal’ın getirilmesi, Hazine ve Maliye Bakanı olarak Lütfi Elvan’ın gelmesi bizleri nasıl bir sürecin beklediğine işaret ediyor, bir bakalım.

Berat Albayrak
Berat Albayrak’ın istifası ve yeni gelen kişiler sonrası ekonomi düzelir mi?

Aslında daha önce yazdığımız “Türkiye ekonomisi nasıl düzelebilir” isimli yazımızda ekonominin tek başına ele alınamayacak kadar önemli olduğunu, sadece isimlerle buradaki durumların toparlanamayacağını söylemiştik. Ancak şunu söylemeliyiz ki Berat Albayrak’ın istifa etmesi sonrasında Türk Lirası %5 kadar değer kazandı. Bu durum, TL’nin bu yıl en fazla değer kazandığı anlara tanıklık etmemizi sağladı. Peki Albayrak istifa ettikten sonra dolar neden düştü? Türk Lirası neden değer kazandı?

Aslında bu sorunun cevabı oldukça basit. Sadece siyasî amaçlar uğruna “Dolarla mı maaş alıyorsunuz, dolar borcunuz mu var” diyen bir ekonomi bakanının olduğu bir ülkenin ekonomisine ne yerel yatırımcı ne de dışarıdaki yatırımcı güvenmez. Halkın devletine güvenemediği bir ortamda ne kadar paranız olursa olsun ekonominiz çöküşe geçer. Ekonomi sadece bakanla düzelemeyecek bir şey belki ama istifa sonrası TL’nin kazandığı değer, aslında ekonomideki çalkantıda Albayrak’ın ne kadar etkisi olduğunu da göstermekte.

Lütfi Elvan ve Naci Ağbal ekonomiye iyi gelir mi?

Aslında bu sorunun cevabını zaman gösterecek. Bu yazıyı yazdığımız an itibariyle kurlarda çok büyük değişiklikler olmadığını görüyoruz. Tabii burada yeni Merkez Bankası başkanı Naci Ağbal’a düşen görevler en iyi şekilde yapsa da Lütfi Elvan da bakanlık görevinde kendisine düşeni en iyi şekilde yapsa da bu ekonomideki çarkların yerine oturması için yeterli değil. Burada önemli olan Türkiye’nin kökten yaşadığı yozlaşma, ayrışma, liyakat, siyasi söylemler, devlet yöneticilerinin üslubu, eğitimdeki sorunlar, şirketlere verilen imtiyazlar… gibi sorunlar hâlen daha devam ederse bırakın Naci Ağbal ve Lütfi Elvan’ı, ekonominin piri gelse yine de çözüm olamaz.

Naci Ağbal’ın nasıl bir etki oluşturacağını bilemiyor olsam da Lütfi Elvan’ın ne kadar ekonomi bilgisi olduğu, ne kadar etkili olacağı, Twitter’a yasak getiren kişi olarak akıllarda yer etmesi biraz tedirgin etmiyor değil. Bu kişilerin gelen emri değil, kendi üzerine düşeni ve yapması gerekeni yaptığını görmek bile bir nebze toparlanma yaşatacaktır. Ancak yine tekrar ediyoruz, bu kişiler en iyi şekilde işlerini yapsalar bile toparlanma tam olarak olmayacaktır.

Lütfi Elvan doğru bir karar mı?

Aslında Berat Albayrak’ın istifa etmesi sonrasında yerine gelebilecek kişiler tartışılırken Elvan’dan daha iyi isimler tavsiye ediliyordu. Hiç kimse Lütfi Elvan ismini tahmin bile edemezken kendisinin atanması biraz abes oldu. Daha iyi bir atama ve görevlendirme yapılabileceği kesin iken neden böyle bir ismin tercih edildiği de yine anlam veremediğimiz hususlardan biri oldu diyebiliriz. Kendisinin görev süresi boyunca yapacakları, ne kadar aktif bir rol üstleneceği, ne kadar rasyonel ve gerçekçi açıklamalar yapacağı aslında her şeyi belirleyecek.

Berat Albayrak neden istifa etti?

Ortada çok fazla sebep öngörülüyor. Hatta bir milletvekili Albayrak ile Ağbal’ın tekme yumruk kavga ettiği iddiasında dahi bulundu. Aşağıda o tweet’i görebilirsiniz.

Tweet gözükmüyorsa tıklayın.

İşte bu tarz iddialar oldukça fazla dillendiriliyor olsa da aslında istifa kararının nedeni oldukça basit. Berat Albayrak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı iken oldukça iyi bir biçimde görevini yerine getiriyordu. “Yiğidi öldür, hakkını yeme” lafı gereği bunu söylemek gerek. Ancak kabul etmek gerekir ki o görevden daha etkili olduğu Hazine ve Maliye Bakanlığı görevini çok da iyi yerine getiremedi. Ekonomik güven endekslerinin yükseldiğini açıkladı. Buna kimse inanmasa da doğru olduğunu düşünsek bile bu endeksin 200 üzerinden hesaplandığını hiç söylemedi. Açıkladığı 3 yıllık hedefler daha bir hafta sonra, mürekkebi kurumadan gerçekleşemez bir hedef oldu.

Ekonomideki bozulmalar sadece muhalif cephe tarafından değil, herkes tarafından gözle görülür hâle geldi. 24-27 Haziran 2020 tarihinde AREA tarafından yapılan bir ankete göre katılımcıların %27.3’ü kendisini başarılı bulurken %60.7 başarısız olduğunu söyledi. %12.0 ise karasız kaldı. Böyle bir ortamda Albayrak’ın ekonomide başarısız olduğu net bir şekilde ortaya çıkmış oldu. Ekonomi güven işidir. Berat Bey ise daha kendi ülkesinin çoğunluğunda siyasi nedenler olmadan bu güveni tesis edememişken yurt dışından Türkiye’ye bakışı tahmin edebilirsiniz.

Ekonomide bizleri neler bekliyor?

Bu süreçten sonra artık ülke yönetimi kendi üslubuna, siyasilerin tamamı ülkedeki ayrışamaya dikkat ederse ve bunlara çözüm bulursa ilk ve en önemli adım atılmış olur. Devlet kademelerindekiler israfı, adam kayırmacılığı kaldırıp yerine liyakati getirirse, devlet kademelerindekiler “Cumhurbaşkanımızı en çok ben seviyorum” diye sıraya girmezse, en alakasız kişi bile vatan-millet-Sakarya söylemlerinden öteye geçemediğini görüp kendine dikkat ederse, eğitimde, kültürde, turizmde, yenilenebilir enerjide, refah ve mutluluk seviyelerinde artışlar yaşanırsa, belli iş insanlarına verilen ihaleler şeffaf hâle gelirse, meclis sorunların tartışılıp çözüme kavuşturulduğu bir yer hâline gelirse, Cumhurbaşkanı herkesi ve her yeri kendine bağlamaktan vazgeçerse, halkın istekleri ve sorunları dikkate alınırsa, dış politikada uzlaşmacı bir tutum sergilenirse, ekonomide toparlamalar daha da ileri taşınabilir.

Ancak “Biz bakanımızı atadık ekonomi düzelir” gibi bir mantık içerisine girilirse ekonomideki bozulmalar aynen devam eder. Biz o çıkmaz sokağın sonundaki duvara çoktan tosladık. Şimdi biraz geri geldik ancak daha da geriye gelip arabamızı çıkmaz sokağın başındaki caddeden devam ettirmezsek ve geri gelip tekrar sokağın sonundaki duvara toslarsak bu sefer bu kadar basit şeyler ile toparlama sağlayamayız.

İşte bu nedenle siyasîlerin tamamının kendilerine yeni bir sayfa açmaları ve çeki düzen vermeleri gerekiyor. Hiç kimse unutmamalı ki tarih değil, hatalar tekerrür eder. İşte bu nedenle hatalardan ders çıkarmalı ve “Bu hatadır, doğrusu budur” diyenlere kulak vermeliyiz. Aksi takdirde hatalar tekrar tekerrür edecektir. Eğer toparlanma ve ileriye gitme isteniyorsa bu çok basit şekilde yapılabilir. Umarım bu fırsat iyi değerlendirilir. BBC Türkçe tarafından hazırlanan aşağıdaki videoyu izleyebilirsin.

Video oynatılamazsa tıklayın.

Rıdvan Atmaca

Ben Rıdvan Atmaca. 2003 Bursa doğumluyum. Teknoloji, gündem, tarih konularına meraklıyım. Araştırma yapmak ve öğrenmek en büyük tutkum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir